30 Kasım 2009 Pazartesi

Jack London - Adem'den Önce

Yazıldığı dönemin önemli gündem maddelerinden biri olan, insanın evrimi konusuna eğiliyor bu romanında Jack London. İnsanoğlunun o çok uzak gecmişini, ağaç insanlarını, mağara insanlarını ve ateş insanlarını, bunların birbirleriyle ve doğayla olan acımasız, yırtıcı ilişikilerini  fantastik bir atmosferde okuyucuya sunuyor. Bunu da okuyan ve okunan arasında bir özdeşleşme yaratarak, capcanlı bir dille kotarıyor. Kılıç dişli, yaban domuzları, vahşi köpekler, sırtlanlar sizi de kovalıyor; çıplak, kıllı vücudunuza yılanlar dolanıyor ve onlardan deliler gibi kaçıp kurtulmaya çalışıyorsunuz. Vahşi bir canlı tarafından ortadan kaldırılma korkusu ve tedirginliğini üzerinizden atamıyorsunuz.


Adem'den Önce'de değinilmesi gereken en önemli konu “atavizm” kavramı ve bu kavramın işleniş şekli. Atavizm, bir kişinin atalarında bulunan olumlu ya da olumsuz özelliklerin kuşaklar sonra yeniden ortaya çıkması anlamına geliyor. Jack London, evrim sürecinde, güçsüz olanın, yeni koşullara adapte olamayanın ezildiği ve safdışı bırakıldığı o süreçte, daha çok olumsuzlukların – katlanarak – kuşaktan kuşağa aktarıldığının altını kalın kalıçiziyor. Evrimleştikçe ilkelleşme gibi paradoksal bir durum. Benim için bu romanın kıssadan hissesi bu. Karamsar bir tablo... Bu yüzden de atavizm, Jack London'un kaleminde bir düşmana, canavara bürünüyor. Bu canavar da, romanda Kızıl Göz karakteriyle simgeleştirilmiş. Kızıl Göz'ün ilkelliğinin, vahşiliğinin izleri, bahsi geçen 3 yarı insan türünde de, evrim basamaklarında ileriye gittikçe artan bir şekilde görülüyor. Şöyle sonlandırıyor romanı Jack London:


“En eski düşmanım Kızıl Göz... canavar... atavizm...”


O yarı-insanlardan gerçekten de daha vahşi değil miyiz? Evrimleştikçe, o düz tarih çizgisinde koşaradım ilerledikçe daha yırtıcı, daha acımasız, daha ilkel bir yaratık olup çıkmadık mı?


Can Yayınları, 1994
Jack London
1876 - 1916

2 yorum:

  1. ilginç, bu kitabı okumuş gibiyim ama yazarının Jack London olduğunu haırlamıyorum. Belki de çok gençken okudum. Ama zaman zaman aklıma gelen bir kitap bu. Unutulacaklardan değil.

    Bu arada ktap bloggerları arasına hoşgeldiniz.

    YanıtlaSil
  2. Tesekkür ederim. Aslinda gec bile kalmisim. Kitaplari paylasmaktan daha güzel ne olabilir?

    Ben de kücükken okumustum bu kitabi. Biraz büyükce bir yasta tekrar okuyunca cok farkli degerlendiriyor haliyle insan. Yeniden okumanizi tavsiye ederim.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails