13 Kasım 2009 Cuma

Stefan Zweig - Satranç

Satranç tahtası ve taşları olmadan bu oyunu oynayabilir misiniz? Taşları tahtanın üstüne doğru düzgün yerleştirdiğinizi varsayalım. Kaçınız beş, altı hamle sonrasında taşların dizilişini hatırlayabilir? Gestapo tarafından mental işkencenin en kötüsüne maruz bırakılan, tıkıldığı odada "hiçlikle" sınanan ve bir satranç kitabı sayesinde delirmeden hayata tutunan, Zweig’ın yarattığı müthiş karakter Dr. B bunu başarıyor. Kendine karşı tekrar tekrar, defalarca oynadığı satranç onu canlandırıyor. Ama, paradoksal bir biçimde santranca aşırı bağımlı hale gelmesi nedeniyle delirmenin eşiğine tekrar geliyor kahramanımız. 

Zweig, Dr. B’nin içinde bulunduğu hiçliği, sıkışmışlığı ve gerilimi o kadar etkileyici ve gerçekçi bir üslupla nakletmis ki, özellikle klostrofobiklere mahsus iç daralması ve nefessizlik durumunu size de yaşatıyor. Kapalı yerde kalma korkusuyla cebelleşenler bu kitaptan uzak durabilirler.

Bu kadar az sayfada bu kadar yoğun ve gerilimli bir anlatımı ve hiçlik karşısında insanın nasıl bir ruh haline büründüğünü merak ediyorsanız, New York’tan Buenos Aires’e hareket etmek üzere olan vapura yetişmelisiniz.

Not: Şimdiye kadar seyrettiğim en iyi uzak-doğu filmlerinden biri olan İhtiyar Delikanlı (Old Boy)’nın da Zweig’ın kitabina benzer mekanlarda geçmesi, filmi görmüş ancak kitabı henüz okumamış olanların iştahını kabartacağından eminim.

Can Yayınları, 2009
Stefan Zweig
1881 - 1942

7 yorum:

  1. İdefix sepetimde olan bir kitap. Sizinde yazınızdan sonra okumak için can atıyorum. Teşekkürler paylaşımınız için.

    YanıtlaSil
  2. Okumanizi tavsiye ederim. Zaten bir solukta bitiveriyor. Ama, etkisi uzun sürüyor biraz...

    YanıtlaSil
  3. Minik not: Zweig'in "Bir Kadının Yaşamından 24 Saat & Bir Yüreğin Ölümü" öyküleri de çok güzel..

    YanıtlaSil
  4. Benim de kitaplıkta bekliyor bu kitap, okunacaklar sırasında.
    Satrancın S'sini bilmeyen biri için okurken bir handikap olur mu bilmemesi?
    Hani alacağım zevki azaltacaksa satranç bilmemem en azından en temel kurallarına bir bakayım, şu taş şöyle hareket eder, şöyle olursa şah şöyle mat olur gibi en basidinden kabaca öğreneyim diyorum..

    YanıtlaSil
  5. Satranci bilmemek bir handikap yaratmaz. Zaten satranc oyunu üzerine bir kitap degil, ismi onu cagristirsa da.

    Ama yine de - sadece bu kitap icin degil - satranc hakkinda birkac sey bilmek iyi olacaktir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anladım, bir yerlerde çekişmeli bir satranç müsabakası yapıldığı gibi birşeyler okumuştum ama geneli etkileyen bir olay değil galiba.

      İhsan Oktay Anar'ın Yedinci Gün'ünde de öyle olmuştu,çok önemli bir yer değildi ama satranç oynanan ve oynanan hamlelerin verildiği bir kısım vardı ve ben hiç anlamadan geçmiştim o kısmı.

      Satranç öğrenmek de uzun zamandır yapmak isteyip de ertelediklerimden.

      Teşekkürler, cevabınız ve güzel girileriniz için.

      Sil
    2. Hiclikle sinanan bir insanin eline gecirdigi ilk seye tutkuyla sarilisini okuyorsunuz kitapta. Satranc yerine baska bir sey de tutusturabilirdi Dr. B'nin eline Zweig.

      Ve, evet gözümün önüne geldi tekrar satranc müsabakasi. O yüzden satranci basitce bilmeniz yeterli olacaktir o sayfalar icin.

      Ben tesekkür ederim ilginiz icin.

      Sil

Related Posts with Thumbnails