25 Kasım 2009 Çarşamba

Thomas Hardy - Çılgın Kalabalıktan Uzak

Şehir denince anonim bir yaşam gelir aklıma hemen. Bizleri karmaşık bir ilişkiler ağı içinde buluşturan, bizlere “çılgın kalabalığın” içinde bir anonimlik ve o anonimlik içinde bir özgürlük sağlayan sosyal bir ortam. Kimsenin birbirini pek takmadığı, birbirinin işine burnunu sokmadığı telaşe bir yaşam, hız, sürekli değişim, dönüşüm… Oysa taşra öyle mi? Tarifsiz bir yeknesaklık, sıkışmışlık, birbirini merakla takip eden gözler,  değişime direnç, yavaşlık, vasatlık, statüko...


Çılgın Kalabalıktan Uzak”’a başlamadan önce – adının da etkisiyle – 19. yüzyıİngiltere’sinin - Nurdan Gürbilek'in "Yer Değiştiren Gölge" isimli kitabındaki nefis denemesine atıfla - 'taşra sıkıntısıyla' buluşacağımı düşünüyordum. Arkaplanda kendini sürekli hissettiren, arkaplanda da olsa hep başat unsur olan, o insana bitmezmiş gibi gelen sıkıntı. Hani Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerinde muhteşem bir şekilde yansıttıklarından. Oysa sevgili kuzenim Ekin’den çaldığım lafla, “pembe dizi tadında” bir klasikle karşılaştım. Güzel bir kadın ve etrafını saran birbirinden oldukça farklı 3 erkek arasındaki karmaşık ilişkileri anlatan, kırsalın arkadan kısık sesle vokal yaptığı bir roman. Beklentiyle gerçekleşenin birbirini ıskalaması durumu. Başlarda hayal kırıklığına uğradığımı yadsıyamam. Ancak, romanın içine girdikçe bu beklentimi kafamdan silmeyi başardım galiba. Bunu başardığım anda da romanın güzellikleri gün yüzüne çıktı. Daha doğrusu zaten ordaydı bu güzellikler. Sadece benim görmeyen gözlerim gördü diyelim. Harika betimlemeler... Öyle ki sizi de yanına alıyor, beraber dolaşıyorsunuz yazıyla resmedilen yerleri. Karakterler... Bathsheba, Oak, Boldwood, Troy, Liddy, Robin, Fray, Poorgrass ve adını sayamadıklarım... Hepsi o kadar naif, o kadar gerçek ki sanki yanıbaşınızdalar. Bar sohbetlerine katılmamak için kendimi zor tuttum. Hele romanın sonunda Boldwood'un yaşadığı hayal kırıklığını, tüm kalbimle hissettim. Ve elbette, yer yer ağzımı kulaklarıma vardıran, çok kez de gülümseten mizahi, yalın, akıcı bir dil.


Dediğim gibi; beklentiyle oluşan o önyargıyı kırdıktan sonra çok keyif alarak okudum her satırını.


Can Yayınları, 2009
Thomas Hardy
1840 - 1928

5 yorum:

  1. :) sonunda okumussun. ben de önyargımı kirdiktan sonra zevk alacagimi umuyorum. :D

    YanıtlaSil
  2. Ben senin önyargilarini kirmana yardimci olurum hic merak etme :)

    YanıtlaSil
  3. Sevgili kuzenin EkinKasım 27, 2009

    Her eve lazim indeed! :) Description'lari beyendiysen 'The Return of the Native'i okuman lazim. Doga resmen ekstra bir karakter gibi, inanilmaz.

    Bu arada sen okurken Fanny'nin hamile oldugunu anladin mi?

    YanıtlaSil
  4. Sevgili kuzenim Ekin,

    The Return of the Native'in Turkce cevirisi yok sanirim. Olmadi Ingilizce'sini temin ederiz.

    Fanny'nin hamile oldugunu anlamadim. Hatta ogrenince geri dondum Casterbridge'e yurumesinin anlatildigi sayfalara bir ipucu yakalarim umuduyla. Ama bulamadim bir sey.

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar Oklap Kütüphanesi;

    Çılgın Kalabalıktan Uzak bizim Kitap Kulübümüzde seçip okuduğumuz ve sunumu yapan arkadaşımızın enfes sunumu sayesinde daha da güzelleşen bir kitaptı.
    Bu arada Can Yaınlarından okumanız iyi olmuş zira diğer yayınevlerinden çıkmış olanı okuyan arkdaşlarım kitabın bazı yerlerini anlamsız bulduklarını söyleyince sonradan anladık ki 200 sayfa kesilivermiş!
    Sevgiler
    BİLLUR

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails