15 Aralık 2009 Salı

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya

"O wonder!
How many goodly creatures are there here!
How beauteous mankind is! 
O brave new world,
That has such people in't!"


"Asri Zamanlar" filmini hatırlarsiniz. Bir fabrikanın montaj hattında, monoton bir işte, delicesine calıştırılan bir işci. Hani seri üretime geçerek insanları makinelere dönüştüren Ford'un kıyasıya eleştirildiği, o meşhur Charlie Chaplin filmi. Gözünüzün önüne bir şeyler geldi mi?  Şimdi de fordist prensiplerin insan üretiminde kullanıldığı bir dünya düşünün. İleri üreme teknolojileriyle (sağlıklı ceninleri sağlıksızlardan ayırma, uykuda öğretme, vs.) arzu edilen zeka seviyesine göre üretilen, küçük yaştan itibaren çeşitli şartlandırmalarla istenen davranışları sergilemeyi öğrenen insanlar... Dinin yerini uyuşturucunun aldığı ve elbette uyuşturucuya eşlik eden sınırsız cinselliğin tek eğlence olduğu hedonist bir toplum... 

Forddan sonra (FS) 632 yılında geçen Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı, Ford'un temellerini attığını varsaydığı - kitapta insanlar sık sık "Tanrım" (my lord) yerine "Fordum" (my ford) derler bu yüzden -, böyle bir insanoğlunu ve böyle bir toplumu anlatıyor. Aslında kimi özellikleriyle ütopik bir dünya bu. Savaşın, cinayetin, suçun, yoksulluğun olmadığı bir yerküre. Peki ne pahasına? Karmaşık toplumsal süreçlerin sonucunda oluşmuş, oluşmakta olan, değişen, dönüşen birçok toplumsal değer pahasına. Örneğin, o toplumsal değerlerin en önemlilerinden biri: siyasal-kültürel çeşitlilik pahasına. Yani aslında anlatılan, seçim yapamadığımız, bizim yerimize her şeyi seçen birilerinin bulunduğu, buna rağmen nasıl oluyorsa her zaman mutlu olduğumuz totaliter bir dünya. Yapılan da, her türlü tahakkümün yergisi. "Cesur Yeni Dünya", isminin vaadettiğinin tersine, ironik bir distopya. 


İthaki Yayınları, 2009
Aldous Huxley
1894 - 1963

2 yorum:

  1. Klonlama, sartlandirma (beyin yikama),kast sistemi, tüketim toplumu...yazarin bundan neredeyse 80 yil önceki korkulari günümüzde gerceklesmis gibi görünüyor. Kitabin benim icin en heyecan verici özelligi yazarin bu öngörü yetenegi oldu.

    Gercekten özgür müyüz? Yasamimiz kendi secimimiz mi, sartlandirma mi? Aslinda distopyanin icinde yasadigimizi düsünmekten kendimi alamiyorum..

    Ben yine de "mutsuz olma hakki"ni isterdim :) Sonucta "vahsi"yim.

    YanıtlaSil
  2. Mutsuz olma hakkinin elimden alinmasini ben de istemezdim. Mutsuzluk kavraminin yok edildigi bir yerde mutlulugun da farkinda olmaz insan zaten.
    Vahsi kalmaya devam!

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails