16 Ocak 2010 Cumartesi

Arundhati Roy - Küçük Şeylerin Tanrısı

"Aslında, her şeyin Aşk Yasaları'nın yapıldığı günlerde başladığı söylenebilir. Kimin, nasıl sevileceğini belirleyen yasaların. Ve ne kadar."


Ne zamandır beni bu kadar etkileyen bir roman okumamıştım. "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti." kadar iddialı bir etkilenme değil tabii bu. Yüreğime dokundu diyelim. Derinden... Konusu pek de çarpıcı değil aslında. Yasak bir aşk ve neden olduğu büyük bir yıkım hikaye edilen. Hindistan'daki kast sisteminde, birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmış, "dokunulabilir" ve "dokunulamaz" arasındaki bir aşk... Bedeli çok ağır olan... Roy'un yazdığı gibi:

"Hayatın bedeli, ödenemeyecek yüksekliklere ulaşmıştı; oysa daha sonra Bebek Kochamma, ödenen bedelin küçük olduğunu söyleyecekti.
Öyle miydi?
İki hayat. İki çocuğun çocuklukları. Ve gelecekteki suçlular için bir TARİH DERSİ."


Kaybolan hayatlardan da büyük olan bedel, büyük harflerle yazılı olan kanımca. Çünkü,  ayrımcılığı, ötekileştirmeyi toplumsallaştıran ve geleceğe pranga vuran, kuşaktan kuşağa aktarılan bu tarih dersi. 


Aslında, pek çok kez işlenmiş ve işlenmeye devam edilen bir tema, değil mi? Neden etkilendim ki bu kadar? Çok sebep gösterebilirim. İçlerinden en önemlisi şiirselliği sanırım. Öyle anlatıyor ki derdini Roy, iz bırakıyor, yazıya dökdüklerini yaşıyorsunuz, okuduğunuz süre boyunca, o   hüznü arttırarak, hiçbir sızma olmadan içinizde barındırıyorsunuz, karakterlerin hissettiklerini siz de hissediyorsunuz ziyadesiyle.  Hele ikizlerden Estha ve annesi Ammu'nun tren istasyonundaki ayrılışları... Yasak aşıklar Ammu ve Velutha'nın, bir dokunulabilir ve dokunulamazın birbirlerine ilk dokunuşları... İkizlerin, Rahel ve Estha'nın tanık olduğu dehşet ve çalınan, öldürülen çocuklukları...


Çeviri için de birkaç cümle yazmak şart. Bilirsiniz; şiirleri başka bir dile cevirmek, anlatılmak isteneni sakatlamadan aktarmak güç iş. Şiirsel bir anlatıma sahip ve buna ek olarak Hint kültürünün yoğun bir şekilde içine sinmiş olduğu böylesine bir romanı çevirmek de ayrı yetkinlik istese gerek. Bu başarılı çeviri için, çevirmenin de "Emeğine sağlık!" demek lazım.


Can Yayınları, 2009
Arundhati Roy
1961 -

1 yorum:

  1. OKUMUŞTUM,AMA SİZİN KADAR ETKİLENMEMİŞİM SANIRIM. BELKİ OKUDUĞUM RUH HALİYLE İLGİLİDİR.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails