24 Mart 2010 Çarşamba

Nikos Kazancakis - Zorba

Kendini "çarpan bir kalp, doymak bilmez bir koca ağız, toprak anadan henüz kopmamış kaba saba kocaman bir ruh" diye tanıtan, diliyle anlatamadıklarınıı karşısındakine raksla ulaştıran Aleksi Zorba ve özgür olduğunu zanneden ancak yine Zorba'nın söyleyişiyle bağlı olduğu ip diğerlerinden sadece biraz daha uzun olan patronunun atışması bu roman. Zorba'nın patronunu zincirlerinden kurtarma, özgürleştirme uğraşı... Ve fonda Girit... Sonsuz ışığıyla Ege, deniz havası, deniz kokusu, rakı kadehlerinin tokuşurken çıkardığı sesler... 

Zorba hepimizden "delilik" bekliyor. Asıl delilik hiç delilik teşebbüsünde bulunmamaktır diyor. Etrafımızı kaplayan, bazen kendi kendimize çizdiğimiz sınırları yıkıp geçmemizi, bağlı olduğumuz ipi gevşetmemizi ya da uzatmamızı değil, çekip koparmamızı istiyor. İçsel bir devrim talep ettiği... Bunu da öyle yalın ve bilgece dillendiriyor ki, aforizmalarını buraya aktarmaya kalksam işin içinden çıkamam.


Velhasılı kelam, Zorba'nın son sayfasını çevirip, kapağını kapattıktan sonra geriye harika bir tat kaldı ve içimden şunu geçirdim:


"Zorba'nın farkına neden bu kadar geç vardım?"


Not: "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm" diye yazıyor Kazancakis'in mezar taşında. Sanki ölümünden sonra da içindeki Zorba konuşmaya devam etmiş.

Can Yayınları, 2008

Nikos Kazancakis
1883 - 1957

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails