15 Haziran 2010 Salı

Heinrich Böll - Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru


Flash, flash, flash! Altyazıyla son dakika haberi... Fonda iç bayan, acıklı bir müzik...  Yanda bir yanıp bir sönen manken fotoğrafları... 

Haberler(!) geldi mi gözünüzün önüne? Veya gazetelerin internet sayfaları

İşin vahim tarafı böyle haber aktarım yollarının beğenilmesi, tercih edilmesi. Sıfır içerik, bol görsellik, bol ajitasyon... Geçenlerde şöyle demiş vatandaş: "Öyle bilimsel, felsefi lugatlar parçalayarak değil benim anlayacağışekilde anlatıçünkü ben halkım..." Bunun Türkçe meali şu; yani 10 kelime ile, hap şeklinde, yukarıda tarif edildiği gibi anlatın ne anlatacaksanız. Böyle anlatın ki ben okumak, araştırmak, düşünmek ve yazmak zorunda kalmayayım. Yormayın beni! Mal geldim bu dünyaya, mal gideyim...

Ne ilgisi var şimdi bunların bu kitapla demeyin. "Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru" sansasyonel haber yaratma yollarına ve bunların hepimizin hayatına yaptığı tecavüze karşı yapılmış belki de en güzel eleştirilerden biri. 

Katharina Blum kendi halinde, ev işlerine bakarak geçinen bir kadındır. Lakin, hayatı, banka soyguncusu  ve hatta Baader Meinhof üyesi oldugu ileri sürülen biriyle bir gece geçirmesiyle toz duman olur. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu toz duman oluşa sebep o aşk gecesi değildir. Beraber olduğu kişi uzun süredir arandığı için tabloid basın olaya hemen el atar. Ama ne el atma... 4-5 gün içinde Katharina Blum sokağçıkamayacak hale gelir. Adeta Almanya'nın ahlaksızlık, iffetsizlik sembolü olur. Tehdit telefonları, imzasız mektuplar, imalar, onursuz teklifler birbirini izler. İşte bir insanı yerle bir etmek bu kadar kolay ve ucuzdur. Sonuçta haberleri yapan gazeteciyi röportaj yapmak için evine çağırır Blum. Ancak, adam ona sarkınca kurşunları boşaltır üstüne...

1974 yılında yazmış bu kitabı Heinrich Böll. Ne kadar farklıyız ki simdi?

Can Yayınları, 1999
Heinrich Böll
1917 - 1985

5 yorum:

  1. İyi bir tespitte bulunmuşsunuz mal geldim mal giderim harikaydı.Ne yazık ki bu türler aklı başında insanlar tarafıdan idare edildiklerinin bile farkına varmadan bu dünyadan gidiyorlar.Kitabın konusu çok ilginç geldi,üçüncü sayfada okuduğumuz konular gibi,paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. çok ilgimi çekti kitap, gerçekten insanlar artık böyle elinde kumanda öyle tabiri caiz ise lahana gibi oturan düşünmeyen, okumayan bir insan modeli. Dün blog arkadaşım Roman Kahramanı "Niye bu tür blogların izleyicisi az?" diye sormuştu işte cevabın kendisi burda gizli. Çünkü kimse bir şeyleri uzun okuyarak, araştırarak öğrenme derdinde değil. Sonra da kimse belgesel izlemiyor, kimse okumuyor diye şikayet ediyoruz. Adamın kendisi istemiyor ki belgesel izleyeyim, kitap okuyayım diye. Nerde dizi, magazin orda bizim millet. Kitap biraz bana Fadime Şahin olayını hatırlattı.
    Kitabı not ettiğimi belirterek sözlerime son veriyorum. Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Not: Şimdi alışveriş listeme eklemek için kitaba baktım kitap "Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap'dan biri. (Benim bu Ölmeden Önce 1001 Kitap takıntım ne olacak bilmiyorum :))

    YanıtlaSil
  4. Hep olumlu eleştiriler aldığım bir kitap, okunacak kesinlikle. Teşekkürler, Mavi karanlık nasıl gidiyor?

    YanıtlaSil
  5. Mavi Karanlik iyi gidiyor simdilik. Vedat Türkali'nin klasiklesmis psikolojik tahlilleri, ic konusmalar bu kitapta da - bazen siksa da- oldukca fazla yer kapliyor.
    Okuma hizim düsük bu günlerde nedense. Yarina bitirmis olurum sanirim.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails