27 Temmuz 2010 Salı

Sylvia Plath - Sırça Fanus

"Sırça Fanus", genc bir kadının ruhsal çözülüş ve çöküş hikayesi. Esther Greenwood New York'ta bir dergide stajına devam ederken, içinde, derinliklerde bir yerde bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünüyor. Stajını sonlandırıp evine dönünce, yaşadığı büyük depresyon ve intihara ilişkin düşünceleri sahne alıyor. İşte o zaman karanlık ve tedirgin edici bir dünyanın ortasında buluyorsunuz kendinizi. Ve bu dünyayı öyle dürüst ve gerçekci bir şekilde aktarıyor ki Sylvia Plath... Başka nasıl olabilirdi ki zaten? Anlattıgı sonuçta kendisi değil mi?

"S
ırça Fanus"u okuyacaksanız, elinizde tuttuğunuzun zor ve rahatsız edici bir kitap olacağını bilin. Depresif bir dönem geçirmiş ya da geçirmemiş olun, fark etmez. Eğer - benim gibi - Esther'in yaşadığı türden bir mental travmayla hayatınızışu aşamasına kadar hic karşılaşmamışsanız, kendinize, ortada elle tutulur hiçbir sebep yokken, neden bir insan kendine böyle işkence eder diye sorabilirsiniz. Belki hikaye inandırıcı bile gelmeyebilir. Hatta sayfalarda ilerledikçe, Esther'e olan sempatiniz bile azalabilir. Ancak, böyle bir ruhsal alt-üst oluş yaşadıysanız, - tabii bu benim tahminim sadece - yazılanlar içinize işleyebilir ve kendinizle Esther arasında çok derin bağlar kurabilirsiniz. Çünkü, Plath depresyonu çok iyi anlatıyor! Sizi de sanki sırça fanusun içine atıveriyor.


şünüyorum da sırça fanus ne kadar güzel bir deyim. Kalın bir cam kafesin içinde kıstırıldığınızı düşünün. Dışarısı bozuk, bulanık, çarpık görünecektir degil mi? Kurtulmak için sonsuzdan geri sayıp duracaksınızdır, sonsuzun bir eksiğinin yine sonsuz olduğunu hiç düşünmeden. Kötü bir düş...

"Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkanıp kalmış biri icin dünyanın kendisi kötü bir düştür."

Esther sırça fanusun hep içinde. Hayatı da sürekli hortlayan bir kötü düşler silsilesi... İşin daha kötüsü bu döngüyü kıracağına dair inancı da yok. Okuyalım:

"Nerede olursam olayım - bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kahvesinde ya da Bangkok'da - hep aynı sırça fanusun altında kendi eksimiş havamda bunalıyor olacaktım."

Acıtan bir kitap... Bunun yanında bu acıyı çekmeye değer bir okuma vaadi...


Can Yayınları, 2009 (6. Basım)

Sylvia Plath
1932 - 1963

2 yorum:

  1. ah işte okumalıyım okumalıyım okumalıyım. Ne yazabilirim ki başka?

    YanıtlaSil
  2. Acıtan kitapları çok severim.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails