20 Ekim 2010 Çarşamba

Orhan Kemal - Gurbet Kuşları

"Ta Kurtalan'dan kalkıp, yolu üzerindeki irili ufaklı istasyonlardan topladığı çeşitli yolcularla tıka basa dolu 'Kuşluk treni' Haydarpaşa Garı'na çığlıçığlığa girdi. Ağırlaştı. Sonra da ıslak fısıltılarla rayların üzerine upuzun serildi kaldı.
...
'Gurbet kuşları' katarın en arka vagonlarından iniyorlardı, kara kara, kuru kuru."

50'li yıllar... Demokrat Parti'nin saltanat sürdüğü yıllar... Arka planda DP - CHP çekişmesi ve yozlaşmış bir politik ortam... Türkiye'nin dört bir yanından taşı toprağı altıİstanbul'a koşaradım, akın akın gelen, yüreğinde binbir umut taşıyan gurbet kuşlarının kente tutunma, sisteme eklemlenme süreci ve mücadelesi... Tüm hayalkırıklıklarına, ezilmelerine, sömürülmelerine rağmen, o 'diliylen izahı'  artık mümkün olmayan 'kocca' kent İstanbul'da var olabilmenin çetin savaşı... Kimi hammallıkta, kimi bir fabrika köşesinde, kimi hizmetçilikte, kimi de inşaat işlerinde duvar yıkıp örmekte... Kiminin umutları daha safça, kiminin gözü ise anında köşeyi dönüp sınıf atlamakta... Mücadele o kadar acımasız o kadar sert ki, ne baba oğulun elinden tutuyor, ne de oğul babanın gözünün yaşına bakıyor. Siz anlayın gerisini... Şehirlinin kücümseyen, hor gören tavrı da cabası...

Orhan Kemal gurbet kuşlarının dramını gerçekci bir şekilde dile getiriyor romanında. Çoğu zaman özdeşleşmis buldum kendimi çoğu gurbet kuşuyla.  Ben de onlarla birlikte yükün altına girdim sebze halinde, bir tuğla da ben koydum gecekondularının biçimsiz temeline. Ben de onlarla birlikte diktim kimi zaman kin dolu gözlerimi, onları aşağılayanların rahata alışmış gözlerine.

Ve ne yapıyorlar ne ediyorlar yenilmiyorlar. Umutları solmuyor hiç. Gecekonduları mı başlarına indirildi? Yenisi için kazmayı vuruyorlar hemen. Tutunacak yeni bir dal buluveriyorlar anında.

Evet bu insanlar işgalci belki de. Çoğu kişi için örneğin İstanbul'un talan edilmesinin, çirkinleşmesinin esas sorumluları bu kara kuru gurbet kuşları. Yakınımdaki insanlardan bile duyuyorum bu yolda cümleleri maalesef. Ancak, onları buna sevk eden büyük yapısal sorunları düşünmeden silahı onlara çevirmek ne kadar doğru?

Not: Gurbet Kuşları 1964 yılında Halit Refiğ yönetmenliginde filme uyarlanmış. Öyle ki, 1. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerini de toplayıvermiş. Hatta rivayet ediliyor ki Cüneyt Arkın bu filmdeki performansıyla yıldızını parlatmış. Filmi seyredip seyretmediğimi hatırlamıyorum. Umarım birgün ekranlarda yakalarım.

Everest Yayınları, 2009 (8. Basım)
Orhan Kemal
1914 - 1970

2 yorum:

  1. dizi film kokusunu yapımcılar da almıştır mutlaka, yakında dizi film olarak görebiliriz.

    YanıtlaSil
  2. dizisi yapilmis bile... anlasilan pek tutmamis ve uzun ömürlü olmamis.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails