19 Aralık 2010 Pazar

Erhan Bener - Sisli Yaz

İnsan denen mahlukat bulunduğu halden mutlu değildir çoğu zaman ve başka bir hale geçmek için fırsat kollar durur. Arayıştır bunun adı... Firsatı bulduğu anda da sonucunu pek düşünmeden, kendisini nereye götüreceğini pek tartmadan sarılıverir ona. Bazen sonuç iyidir, bazen de facia...

"Sisli Yaz" böyle bir sürecin, arayışın romanıdır temelinde. Kahramanımız başarılı avukat Aydın, büyük bir boşlukta görür kendini. 35 yaşı devirmiştir devirmesine de, bir anlamsızlık ve amaçsızlık çukurunda debelenip durur.

"Ne olacaktı bu gidişin sonu gerçekten? Amaçsız, tutkusuz, tekdüze geçip gidiyordu günler. Oldukça iyi para kazanıyordu ama bu para ona mutluluk vermiyordu. Hiçbir şey için özel bir isteği, hevesi yoktu." 

İşte böyle bir ruh hali içindeyken Harika ile karşılaşır Aydın. Annesinin onun için yaptığı 'araştırmaların' meyvelerinden biridir o. Daha öncekilere burun kıvıran Aydın, görür görmez tutulur uzaktan akrabaları Harika'ya. Tünelin ucunu bulmuştur birdenbire. Evliliktir arayışının yönü artık. Sonunda amaçsızlığı üzerinden atmış, hayatı yeniden anlam kazanmıştır.

Bir de annesi vardır 16 yaşındaki Harika'nın. Genç yaşta dul kalmış, çekici ve güzel bir kadın... Gizemli bir ilişki başlar bu üçlü arasında. Romanın fonunda sadece basit bir motif gibi duran, Aydın'a da sanığını savunması önerilen ancak reddettiği  Bostancı cinayeti davası ve kendi ilişkisi arasında paralellikler kurar Aydın. Cinayet davasının ve bu esrarengiz ilişkiler yumağının eşliğinde sona doğru sürükler sizi Bener. Arayışın sonuna, sonucuna... Ve iyi düşünülmüş bir finalle de ödüllendirilirsiniz. Yazın üstüne çökmüş ağor sis dağılır, perde aralanır.

Şimdi sırada heyecanla okumayı beklediğim bir kitap var. Ben Okri'nin Aç Yol'u...

Remzi Kitabevi, 2000 (5. Basım)


Erhan Bener
1929 - 2007

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails