24 Ocak 2011 Pazartesi

Oğuz Atay - Oyunlarla Yaşayanlar

"Oyun nerede bitiyor hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum."

"Hayır biz oyun yazmıyoruz, biz yaşıyoruz oyunları yazarken."
Oğuz Atay / Oyunlarla Yaşayanlar

Oyunlarla Yaşayanlar için 'konsantre' Tehlikeli Oyunlar diyebilirim. Kendisini özellikle Tehlikeli Oyunlar'da yoğun olarak hissettiren oyun içinde oyun izleği, Oyunlarla Yaşayanlar'da biçimin kendisi oluyor. Bir tiyatro oyunu çıkıyor ortaya.

Emekli tarih ögretmeni Coşkun Ermis sürekli oyun yazar; yazdığı oyunları da anında oynarlar ya da doğaçlama oynarken üretirler. Herkesin oyun oynadığı bir tiyatro oyunudur bu. Oğuz Atay, yalnızca Coşkun'un eşi - evlilik kurumunun temsilcisi - Cemile'ye oyun içi oyunlarda rol vermez. Çünkü, Cemile gerçeği temsil eder. Şöyle der bir yerde Coşkun'a:

"Oyun oyun. Biraz da gerçek oyunlarla ilgilensen iyi olur. Mesela benim para kazanmak, evi geçindirmek icin sahneye koyduğum su dikiş dikme oyunlarımla."

Oyunlarla Yaşayanlar da, Oğuz Atay'ın okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi, 'aydın' üzerine güzellemelerle(!) süslüdür. Türk aydınının kendini sürekli kurtarıcı rolüne soyundurmasıyla ince ince dalga geçer. Ne güzel giydirir kurtarıcı rolüne soyunmuş Türk aydınını:

"Ey zavallı milletim dinle! Şu anda hepimiz burada seni kurtarmak için toplanmış bulunuyoruz. Çünkü ey milletim, senin hakkında az gelişmiştir, geri kalmıştır gibi söylentiler dolaşıyor. Ey sevgili milletim! Neden böyle yapıyorsun? Neden az gelişiyorsun? Niçin bizden geri kalıyorsun? Bizler bu kadar çok gelişirken geri kaldığın icin utanmıyor musun? Hiç düşünmüyor musun ki, sen neden geri kalıyorsun diye düşünmek yüzünden, biz de istediğimiz kadar ilerleyemiyoruz. Bu milletin hali ne olacak diye hayatı kendimize zehir ediyoruz."

Hele oyun-içinde-oyunlardan birinde bir Osmanlı paşasının cahil neferiyle konuşması vardır ki, ta Tanzimat'tan bu yana, ülkemiz aydınının halktan kopuşunun, kara mizahla yoğrulmuş nefis bir özetidir:

"Ey nefer-i bihaber! Muharebe-yi azamın bu şedit lahzasında bu denlü gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde ne halt ediyorsun" "Düşman topçusunu gozluyom pasam." "Bu cahil nefer paşanın sözlerini nasıl anladı?" "Fakire yalnız son iki kelimesi yetti. Okumuş yazmış takımı genellikle halkın anlayacağı birkaç söz ederler nutuklarının sonunda. Halkla aramızda diyalog kurulsun diye."

Oyunlarla Yaşayanlar sahneleniyor mudur zaman zaman? Türkiye'ye geldiğimde izleme şansım olur mu acaba?

İletişim Yayınları, 2010 (18. Basım)

4 yorum:

  1. ''Ey sevgili milletim! Neden böyle yapiyorsun? Neden az gelisiyorsun?''
    burası bitirdi..
    oğuz atay ayı yapmalıyım bende..

    YanıtlaSil
  2. Ben bu ay bitsin istemiyorum...

    YanıtlaSil
  3. Oğuz Atay ayı şahane gidiyor, çok güzel yorumluyorsun... :) Eline sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Gercekten öyle gidiyor. Oguz Atay yazdiklarini tekrar tekrar okuyabilecegim ender yazarlardan biri.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails