4 Ocak 2011 Salı

Yıldız Ecevit - "Ben Buradayım..." Oğuz Atay'ın Biyografik ve Kurmaca Dünyası

"İyi bir hayat hikayesi yazmak, bir hayat yaşamak kadar zordur." Oğuz Atay, Bir Bilim Adamının Romanı
Kendisine derinden bağlı bir okur kitlesi yaratmış, adeta mitleştirilmiş yazarlar korkutmuştur beni hep. Elim bir türlü gitmez bu yazarların kitaplarına; gitse de yarı yoldan geri döner. Oğuz Atay da böyle  olagelmiştir benim için. Saygıdan kaynaklı bir cüret edememe tedirginliği... Rahatsızlık...


İçinde bulundugumuz ayı, Oğuz Atay'a adamaya karar verince, eserlerine balıklama bir atlayış yapamazdım elbette. Saygıda kusur etmiş olurdum yoksa! Önce onu az da olsa tanımalı, nasıl bir geçmişi, hayatı olduğunu anlamalı, kitaplarını ne şartlar altında kaleme aldığını öğrenmeliydim. (Bakmayın bunları yazdığıma... Ayak yapıyorum! Hala Tutunamayanlar'a başlayacak olmanın tedirginliği var üstümde. Ne kadar geciktirebilirsem o kadar iyi.)

Birkaç seçenek vardı önümde. Handan İnci'nin Oğuz Atay'a Armağan'ı ya da Oğuz Atay İçin Bir Sempozyum'u gibi. Bir de Yıldız Ecevit'inki. Sonunda kuru bir biyografiden ziyade, Oğuz Atay'ı, yarattığı kurmaca dünyada aradığı, onun izini yazdıklarında sürdügü için Yıldız Ecevit'te karar kıldım.

4 senelik uzun ve zorlu bir süreçte ortaya çıkmış, yoğun bir emeğin ürünü bu kitap. Akrabalardan, eski dostlardan, yazarlardan mükellef 100'e yakın kişiyle görüşş Yıldız Ecevit. Bu kadar insanın belleklerinde geçmişe yapılan bir yolculuk düşünün. Ne kadar güvenilir olabilir bu? Bir de üstüne belge eksikliğinin üst düzeyde olduğu bizim gibi bir ülke düşünün. Ne büyük sıkıntılar çeker bir araştırmacı! Bakın ne yazmış Oğuz Atay Bir Bilim Adamının Romanı'nda:


"Biz biyografik bir iş yapmaya çalışıyoruz kendi özel durumumuzda; ama çok belge yok elimizde. Daha insanlarımız arkalarında belge bırakmaya alışmamışlar. Kalıcı bir şey bırakmaya korkar bir halimiz var."


Atay'ın kitapları, yarattığı kurmaca dünya, çıkışı olmuş Yıldız Ecevit'in. Heyecan verici değil mi? Ben okurken heyecanlanırken, kendisi bunu keşfettiğinde neler hissetti acaba? Bakın ne diyor kendisiyle yapılan bir söyleşide:


"İşin oyunsu bir zevkle bütünleşen yanıydi o, puzzle çözen bir çocuğun doğru parçayı bulduğundaki sevinci gibi."


İşte böyle... Atay'ın kurmaca kişileri, Selim Işık, Turgut Özben, Hikmet Benol, onun yaşam tanıkları. Kitaplari büyük ölçüde sanatsal güçle örülmüs otobiyografik verilerden mükellef.


"Onun metinleri otobiyografinin kurmaca ile dansı..."


Artık korkumla yüzleşebilirim. Tutunamayanlar elimde... Bitirdikten sonra da bir başka korkuyla başbaşa kalacağıma kalıbımı basarım. Tutunamayalar hakkında nasıl bir şeyler yazacağım korkusu...


"Selim Işık... Turgut Özben... Oğuz Atay
Ben bu adamlar için ağaç diktim!"


Böyle yazmış bir Oğuz Atay sever sözlüge. Ben de böylesine seveceğim kendisini. Sol tarafım böyle söylüyor...

İletişim Yayınları, 2009 (4. Basım)

5 yorum:

  1. tutunamayanlar yorumunu sabırsızlıkla bekliyorum. bende karar veremedim henüz,satın almak ve sıralamaya koymak konusunda..

    YanıtlaSil
  2. Tutunamayanlar'in ilk 100 sayfasi bitti gitti bile. Hüzünlendim, cokca da güldüm simdiye kadar. Oguz Atay'in mizah anlayisina hayran oldum.
    700 sayfalik hacimli bir kitap ama, daha simdiden bitmesini istemiyorum!

    YanıtlaSil
  3. sizi nasıl etkileyecek, hayatınızda iz bırakacak mı? onları duymak isteriz takipçi olarak.

    YanıtlaSil
  4. bu arada ben 50 sayfa okuyup "daha olgunlaştığımda" okumak üzere rafa kaldırdım.

    YanıtlaSil
  5. Tutunamayanlar hakkinda yeni seyler söylemek zor. Konusu bir yana bicimiyle beni büyüledi simdiye kadar.
    Iz birakacagi kesin!

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails