24 Mart 2011 Perşembe

Jhumpa Lahiri - Adaş

Tıpkı Dert Yorumcusu'nu okumak gibi bir tecrübeydi "Adaş"ı okumak. Lezzetli bir yemek ve yanında uyumlu bir şarap birlikteliğine yakın bir keyif...


"Adaş", her şeyden önce bir ailenin hikayesi, Ganguli ailesinin fertlerinin mütevazi başlangıçları, mücadeleleri, doğumları, ölümleri, gelecekleri... 1968 yılıyla başlıyoruz. Genç ve hamile bir kadın Ashima. Kocası Ashok ile Cambridge, Massachusetts'de yeni bir yaşama adım atıyorlar. Doğup büyüdükleri Kalküta'dan çok çok uzaktalar artık. Ashok, Amerikan kültürüne, yaşam tarzına görece kayıtsızken, Ashima alışık olmadığı yeni çevresine ayak uyduramayan bir vaziyette, dayanılmaz derecede üzgün ve biraz da ürkmüş. Sebebi de çocuğunun böylesine bambaşka bir coğrafyaya gözlerini açacak olması.

Oğullarının ve daha sonra da kızlarının dünyaya gelmesiyle, yeni çevresini - isteksizce de olsa - kabul etmeye başlıyor Ashima. Hatta çocuklarının 'Amerikanvari' isteklerine - yılbaşı ağacı, paskalya yumurtaları, abur cubur yemekler - yüz çeviremiyor artık. Hikaye ilerledikçe, Ganguli ailesinin oğlu Gogol, kadrajda daha büyük bir alan kaplamaya başlıyor. Gogol adı üstünde, ünlü Rus yazar ve babası Ashok'un edebi kahraman Nikolai Gogol'un adaşı. Onun büyüyüşünü, inatçı bir yeniyetme oluşunu izliyoruz kadrajda. Anne ve babasının artık 'modası geçmiş' tarzlarına ve baskıcı geleneklerine gün geçtikce daha da tepeden bakan, isyankar bir Gogol.


Koleje gittiği yıllarda, gönülsüzce, sanki anlamsız bir görevmiş gibi yaptığı aile ziyaretlerinden sonra, kendi yolunu çiziyor Gogol yavaş yavaş. Bu yolun taşlarını da, bir tarafıyla Hindistan'a bağlı geçmişini büyük bir titizlikle yok sayarak döşemeye çalısıyor. Babasının ona neden Gogol ismini verdiğini bile düşünmeden, sorgulamadan, ismini değiştiriyor. Ancak, yaşadıkları ona bugününü, geçmişiyle birlikte kabul etmesi gerektiğini öğretiyor.


Aslına bakarsanız, sıradan bir konusu var Adaş'ın. Benzer içeriğe sahip çok film seyretmiş, çok kitap okumuşsunuzdur. Lakin, Jhumpa Lahiri'nin ilk romanı Adaş'ın oldukça dingin bir sesi var. İşte tam da bu, yazımın başında belirttiğim keyfin müsebbibi. 


Everest Yayınları, 2004 (1. Basım)
Jhumpa Lahiri
1967 - 

2 yorum:

  1. Aslında bir değil de iki ay yapmalıymışız. Dert Yorumcusu ve Adaş listemde durdu ama ben illa mitolojisini ve tarihini okuyacağım diye çıkardım onları üzülüyorum şimdi. En kısa zamanda yeni bir yolculuk yapar Hindistan'a geri dönerim diye avutuyorum kendimi.
    Eline sağlık Özgür'cüğüm sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Adas Jhumpa Lahiri'nin ilk ve tek romani bildigim kadariyla. Kisa öykülerinin daha basarili oldugunu söyleyebilirim. O yüzden baslangic icin ideali Dert Yorumcusu'dur kanimca.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails