21 Mart 2011 Pazartesi

Yann Martel - Pi'nin Yaşamı

Yann Martel'in inanılmazı inanılır kıldığı bir roman "Pi'nin Yaşamı". Piscine Molitor Patel'in olağanüstü hikayesi...


çük Piscine, kendi kendine veriyor 'Pi' adını. 'Üç! Nokta! Bir! Dört!' diye haykıra haykıra evine taşıyor bu ismi. Artık bıkıyor kendisine sınıf arkadaşları tarafından takılan isimlerden. Kendisi Hindistan'ın güneyinde bir yerlerden, Pondicherry isminde küçük bir bölgeden. Babası oranın hayvanat bahçesinin sorumlusu. Haliyle hayvanlarla iç içe bir çocukluğu var Pi'nin. Onunla beraber o kadar çok şey öğreniyorsunuz ki hayvanlar alemi hakkında... Örneğin, hayvanları alışkanlıkların yaratıkları olarak tarif ediyor Pi. Bütün ihtiyaçları giderildiğinde, hallerinden memnun, aynı senaryoyu hergün tekrarlamaktan yana bir haldeler. Ancak, rutinlerine az da olsa çomak soksanız, ellerinizin arasında kederli bir topluluk olacağı kesin. 

Pi, ergenliğe uzanırken tanrı arayışı da filizleniyor içinde. Ailesi dindar olmasa da kendisi doğustan bir Hindu. Hindistan'da doğduguna göre öyle olmalı. Tıpkı bizdeki gibi... Nüfus cüzdanına anında işlenen türden. Elhamdülillah!... Diğer dinlerle tanışıyor birer birer. Önce Hristiyanlık'ın içinde taşıdığı 'Aşk'ı kucaklıyor. Sonra da İslam'ı kardeşliğin ve adanmışlığın dini olduğu icin benimsiyor. Sonuçta da bu üç dini de yaşamaya çalışan bir çocuk çıkıyor ortaya. 

Romanın bu ilk bölümü Pi ve ailesinin Kanada'ya göç edeceğinin duyurulması ile sonlanıyor. Pondicherry'deki hayvanat bahçesi kapanıyor ve hayvanlar çeşitli yerlerdeki başka hayvanat bahçelerine yollanıyor. Patel ailesi ve hayvanların büyük bir bölümü, varacakları yer sonunda farklı olsa da, aynı büyük kargo gemisinin içinde başlıyorlar bu uzun seyahate. 16 yaşındaki Pi'yi bambaşka bir hayat bekliyor artık.

Öyle mi gerçekten? Pek değil... Daha doğrusu tamamen farklı bir hayat vardır önünde de hayal ettiğiyle hiç örtüşmez. Çünkü, gemi batar.

Akıntıda başıboş dolanıp duran bir filikanın içinde, okyanusun ortasındadır artık Pi. Küçücük botta yalnız da değildir. Bir zebra, bir sırtlan, bir orangutan ve Richard Parker ona eşlik etmektedir. Richard Parker da koca bir Bengal aslanı bu arada. Ve sayfalarda 227 günlük bir hayatta kalma mücadelesi. Richard Parker'ın terörü altında, besin zincirinin bir parçası olmadan yaşamaya çalışan bir Pi.  Başından sonuna kadar Pi'nin kurtulacağını biliyorsunuz ama karşılaştığı her sorunla nasıl başçıktığını büyük bir merakla okuyorsunuz. Tıpkı Hemingway'in "Yaşlı Adam ve Deniz"i gibi.

Romanı bitirdiğimde elimde insan da dahil hayvanlar hakkında onca bilgi ve sorgulayacak, üzerinde kafa yoracak bir o kadar malzeme kaldı. "Pi'nin Yaşamı", tadına bakılması gereken bir lezzet!

İnkilap Kitabevi, 2003 (2. Basım)
Yann Martel
1963 - 

2 yorum:

  1. Çok rastladım bu kitaba ama Pi der demez matematik çağrıştırdığı için midir bilmem uzak durdum (matematikten nefret ediyorum) ama aslında tam da bana göreymiş iyi ki okumuş ve yazmışsın Özgür'cüğüm eline sağlık uzun listeme bir yeni kitap daha eklendi ;) Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Cok keyifli bir kitap gercekten. Ismiyle matematigi cagristirdigi dogru ben de ilk basta öyle bir hikaye bekliyordum. Ama kutunun icinden bambaska seyler cikti. KEsinlikle okumalisin!

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails