30 Mayıs 2011 Pazartesi

Carlos Fuentes - Artemio Cruz'un Ölümü



1950'lerdeyiz. Artemio Cruz... Bir zamanlar, itibarını çoktan yitirmiş bir feodal Meksika ailesinin istenmeyen - melez, ondan mı acaba? - çocuğuyken şimdinin büyük kodamanı... Oysa artik ölüm döşeğinde. Etrafı sevmedikleriyle, sadece o büyük mirasının nerede saklı olduğunun peşinde olan kızı ve karısıyla çevrili. Hayatının en önemli olayları, anları kesintili ve birbirine karışmıs bir şekilde beynine hücum halinde. Bazen sayıklamalar şeklinde. Hatırlaması gereken o kadar çok şey var ki... Meksika Devrimi'ndeki savaşı, ihanetleri - hem silah arkadaşlarına hem de gerçek aşkına -, sevgisiz/aşksız evliliği, güç ve zenginliğin peşinde geçen amansız, arsız, vicdansız yılları... Ve elbette oğlu, uzaklarda, İspanya'da faşist Franco rejimine karsı çarpışırken ölen oğlu... Çabucak olup biten ve idealist bir ölüm. Artemio Cruz'unkinden tamamen farklı. O, baba, ağıçekimde terkediyor dünyayı. Kokuşmuş safrası etrafa sıçrayarak, saçılarak, ızdırap dolu hatıralar her yanını, sayfalar boyunca ısırarak. Ta ki, son hatırasına gelinceye kadar. Çocukluğuna, doğumuna... Ve ölüyor...


Aradığınız gerçek edebiyatsa, yolunuz Carlos Fuentes ile mutlaka kesişmeli. Hemen söyleyeyim: engebeli ve virajlı bir yol bu. Benzeri diğer avangard yapıtlar gibi zor bir okuma... Her satırı tam ve mutlak bir konsantrasyon gerektiren cinsten. Ancak, çok okumanın değil, gerçek edebiyat okumanın tarafındaysanız vız gelecektir bu engeller.


Not: "Artemio Cruz'un Ölümü" bana kaçınılmaz bir biçimde İvan İlyiç'in Ölümü'nü hatırlattı. Leo Tolstoy'un kahramanı, monoton bir yaşamı olan sıradan bir adam. Artemio Cruz ise her şey ama bunlar değil. Bambaşka karakterler olsalar bile ikisi de ölüm döşeğinde ve beyinleri hatıralarının işgali altında. 


Can Yayınları, 2008 (1. Basım)
Carlos Fuentes
1928 - 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails