12 Temmuz 2011 Salı

Jack London - Doğu Yakası

"The People of the Abyss" bu çok değerli kitabın ismi aslında. 'Abyss', uçurum, cehennem, boşluk gibi birkaç anlamı birden bünyesinde barındıran bir kelime. Londra'nın doğusu bu uçurum, cehennem, boşluk. Ya da hepsi birden... Ve burda yaşayan insanlarin hikayesi Jack London'un anlattığı. Hem de birinci elden... Jack London Londra'nın Doğu Yakası'nda - kötülüğüyle nam salmış Whitechapel bölgesi dahil - bazen düşkünlerevinde kalarak, bazen de sokaklarda uyuyarak birkaç ay geçiriyor ve ne yaşadıysa, ne gördüyse bir bir aktarıyor biz sevgili okuyucularına.

'Abyss', Londra'nın fakirlikten muzdarip, iki yakası bir araya hiçbir zaman gelemeyen Doğu Yakası. Izdırabın, hastalığın, suçun, sefilliğin, ayyaşlığın, erken ölümlerin toplandığı bir lağım çukuru! Sahipleri 1800'lerin sonu ve 1900'lerin başının talihsiz onca insanı. Eşikte bocalayan, Jack London'un söylemiyle 'şey'in olmasını sıkıntıyla bekleyen, 'şey' gerçekleşince de eşikten aşağıya yuvarlanıp, bir daha geri dönmeleri hemen hemen imkansız olan sayısız insan. O 'bir şey' ne olabilir? Issız kalmak, kuvvetten düşüren bir hastalık ya da aileyi geçindiren kimsenin göçüp gitmesi örneğin... Bunlardan herhangi biri gerçekleştiği anda da, cehenneme doğru yavaş yavaş yol almaya başlıyor bu insanlar. Onları bekleyen, uzun ve bitmek bilmeyen bir mücadeledir artık. Ekmek için, başlarını sokabilecek bir yer için... Kaybetmeye mahkum oldukları kısır bir döngü...

"Doğu Yakası"'nın - 20. yüzyılın başında yazılmıs olsa da - günümüz gerçekleriyle örtüşen o kadar çok yanı var ki... Günde 8 saat çalışmanın hayal olması, iki işte birden calışıldığı halde temel ihtiyaçların karşılanamaması, insanların daha kalabalık ve sağlıksız yerlerde yaşamaları, hatta buna mecbur kalmaları, sokaklarda sabahlayan insanların sayısının günden güne artması, açlık ve daha neler neler. Bunlar Jack London'un 20. yüzyılın başlangıcında Londra'da gördükleri. 2011'in İstanbul'u ya da global olmasıyla övünen diğer büyük şehirler farklı bir halde mi? 1902'nin Londra'sı yerine 'Çılgın' İstanbul yazsak çok şey değisir mi?

Tarihi değeri oldukça yüksek bir kitap "Doğu Yakası" ve unutmayın, Jack London gibi bir yazarın, sanatçının duyarlılığıyla kaleme alınmış.


Oda Yayınları, 1990 (2. Basım)
Jack London
1876 - 1916

3 yorum:

  1. martin eden hicbirinin yerini alamaz

    YanıtlaSil
  2. Henüz okumadim maalesef ama tavsiyeni kulak arkasi etmeyecegim kesin. Mutlaka Martin Eden da kütüphaneme yerlesecektir yakinda.

    YanıtlaSil
  3. Bir Martin Eden değildir ama o kadar değerlidir bence,çünkü döneminin yapısı düşünülürse çok ileri görüşlü bir kapitalizm eleştrisi olmuş hala da söyledikleri geçerlidir.kitabın farklı bir eleştrisini okumak isteyenleri bekleriz: http://www.yorumhane.org/jack-london-dogu-yakasi/

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails