25 Temmuz 2011 Pazartesi

Yalancı Kimdi?

"Yaşamım boyunca hiç yalan söylemedim, ama tüm yaşantım yalan olup çıktı. Tüm yaşamım, baştan sona."
Yalan / Tahsin Yücel s. 538


Yusuf Aksu bunları söyleyen. Benzeri az bulunur bir adam o. Rakı almaya giden babası bir daha dönmeyince, - öğretmen ve konuşmayı pek sevmeyen - annesinin nezaretinde adım atar ve devam eder yaşama. Ne zaman bir soru sorsa, annesinin baş parmağından bir sonraki parmağı hep aynı şeyi işaret eder: ansiklopedileri. Artık hayatının ayrılmaz bir parçasıdır, insanı A'dan Z'ye götüren ciltler. Buna bir de okuduklarını, hiçbir sızıntı yapmadan saklayabilen hafızasını ekleyin. İçinde sadece kupkuru bilgiler bulabileceğiniz ayaklısından bir ansiklopedidir karşınızda duran. Sokakta koşup dizini kanatmadan, terli terli su içip hastalanmadan ve yalnız başına sokağa adımını atmadan bitirir ilkokulu Yusuf ve yaşamının geri kalanına yön verecek tesadüfle ortaokul sıralarında karşılaşır. Yeni bir öğrenci girer sınıfa. Gider 'hep yalnız' Yusuf'un yanına oturur. Yunus Aksu'dur ismi. 

Yunus da ansiklopediler arasında yaşar. Kekeme olmasına rağmen dışa dönük bir çocuktur o. Daha cok alaya alınma ve sonucu çarpışma biçiminde de olsa, Yusuf'a göre daha yakın ilişki içerisindedir okul arkadaşlarıyla. Sürekli dalga geçilen kekemeliğini olumlamak amacıyla bir dil kuramı atar ortaya. Ona göre bugün konustuğumuz eklemeli diller yazıdan türemiştir. Yani "Önce söz vardı." lafı, laf-ü güzaftır. Yazı bulunmadan evvel, insanlar arasında eksiksiz bir iletişim sağlayan, yalana olanak tanımayan, kuş ötüşüne benzeyen evrensel bir dil vardır ortada. Yazının bulunmasıyla, bu dil yavaş yavaş unutulmuş ve birçok eklemeli dil doğmuştur. Böylece dildeki evrensellik yitirilmiş, ancak insanoğlu ilk dilin özlemini hep içinde yaşatmıştır. Özlemi en çok hissedenler de kekemelerdir; yeni dile ayak uyduramadıkları için kekeleyip dururlar. Şiir gibi geliyor kulağa değil mi? Oysa temelsiz ve hiçbir bilimsel yani olmayan kuramını, sol eli göğsünde, ateşli bir biçimde kekeleye kekeleye savunur Yunus. Bir de gölgesi vardır etrafında. Yusuf, Yunus'un her dediğini tek tek kazır o korkunç hafızasına.


Yusuf'un yaşamına apansız giren Yunus, yaşamından da apansız çıkar. Sonuçsuz bir aşk ona bileklerini kestirince, Yunus'un serveti sınırsız babası, oğluna çok benzeyen arkadaşı Yusuf'u evlat edinir. Artık Yusuf, Yusuf Aksu'dur. Sadece soyadı değildir aldığı, Yunus'un 'evrensel dilbilimi kuramı' da Yusuf'un üstüne kalır. Bir süre devam ettiği üniversitede, Yunus'tan artakalanları sol eli göğsünde, papağan gibi tekrarlaya tekrarlaya bir efsane yaratır etrafında farkında olmadan. Katıldığı Uluslararası Dilbilim Günleri'nde de 'kuram'ı ortaya atmasından hemen sonra çıkan tartışma sonucu kürsüden kaçarca ayrılması ve daha sonra büyük dehasının kanıtı olarak sunulan, kürsüye bıraktığıi boş kağıtlar, gazetelerin ilk sayfalarına taşınır. Böylece hem kendine ait olmayan hem de bilimsel geçerliliği kabul edilmeyen bir kuramla ünlenir. Artık evinde büyük(!) gazetecilerin, sanatçıların katılımıyla toplantılar düzenlenen, ulu(!) işadamlarının onuruna davetler verdiği meşhur bir dilbilimci, bir dahidir Yusuf Aksu. Yaşamı, kendi söyleyişiyle, baştan sona yalan olan Yusuf Aksu...


O hiç yalan söylememişti halbuki. Sadece sevgili dostu Yunus'u öyle bir içselleştirmisti ki... Adını büyük dilciye çıkarmalarına direnmişti, ama boyun eğmişti sonunda. Susmuştu. Çevresindekiler, kendilerini de aldatmak pahasına en tepelere çıkarmışlardı onu. Yanıldığını açıklamak istediğindeyse, yanıtları 'Bunu yapmaya hakkın yok!' olmuştu. 


Yalancı kimdi?

Can Yayınları, 2007 (10. Basım)
Tahsin Yücel
1933 - 2016

4 yorum:

  1. Hiç Tahsin Yücel okumadım, korkunuzu açıklayabilir misiniz?

    YanıtlaSil
  2. Peygamberin Son Bes Günü, Kumru ile Kumru ve Mutfak Cikmazi'ndan sonra okudugum 4. romaniydi Yalan. Hepsinde de saplantili, gercekten farkli karakterler ve - bence anlatimi güclendiren - ironik ve karikatürize bir anlatim mevcuttur. Bu benzerliklerin yaninda bir de su cok mühimdir benim icin: cagimiz toplumunun hastaliklarini, saplantilarini öyle bir anlatir ki, bu hastaliklardan bazilarinin ya da hepsinin size de öyle ya da böyle bulastigiyla yüzlesirsiniz. Korkutur beni bu! Sansiniz varsa hastaliklar vücudunuzun tamamini henüz ele gecirmemistir.

    YanıtlaSil
  3. cok guzel anlatmissin listeye aldim okuyacagim mutlaka.iyi okumalar:)

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails