5 Eylül 2011 Pazartesi

Yukio Mişima - Bir Maskenin İtirafları

'İşini kiminle değiştirmek istersin?' diye sorsalar çok fazla düşünmezdim. Merak etmeyin; Acun Ilıcalı deyip 'firar' etmeyeceğim. O benim yerime geçip tren üretiminin bir parçası olmak ister miydi bilmem ama, ben canım kuzenim Ekin'in yaptıklarına talibim. Kendisi Londra'da, ünlü yazarların (İtalo Calvino, Raymond Carver, Yukio Mişima, Orhan Pamuk bunlardan sadece birkaçı) yayın haklarını elinde tutan önemli bir yayınevi/ajansta (The Wylie Agency) çalışıyor. Can Yayınları da , "Bir Maskenin İtirafları"'nin Türkiye'deki yayın haklarını alıp, kitabı bizlerle buluşturabilmek için The Wylie Agency'nin kapısını çalıyor haliyle. Kitap ülkemizde basıldıktan sonra da bir kopyasını ajansa geri yolluyor anlaşma gereği. Kuzenim de bu Türkçe kopyaları biriktirip bana postalıyor. "Bir Maskenin İtirafları" bunlardan ilki. Yaptığı işin çok keyifli ve gerçekte büyük bir sorumluluk isteyen yanı var. Ne mi bu? Henüz basılmamış kitapların kopyalarını okuyup, calıştığı ajansa onlar hakkında görüşlerini bildiriyor kimi zaman. Daha kimsenin haberinin bile olmadığı sayfaların elinizin altında olmasının yarattığı heyecan, yeni bir yazarı keşfe çıkmanın verdiği keyif bambaşka olsa gerek. Sorumluluk kısmına gelince... Okuduğunuz kitabı olumlamadığınızı ve o kitabın aylar ya da yıllar sonra başka bir yayınevi/ajans tarafından piyasaya sürülüp çok tutulduğunu, yazarının da elit yazarlar locasında yerini aldığını düşünsenize. Vay halinize!


Yazdığım gibi, kuzenimin yolladığı ilk kitaptı "Bir Maskenin İtirafları". Artık biraz da onun hakkında bir şeyler karalamanın vakti geldi.


Yukio Mişima, törensel intiharından (seppuku) önce 3 kez Nobel Ödülü'ne aday gösterilmiş, 20'nin üzerinde kitap, çok sayıda oyun ve şiir yazmış, Japonya'nın en ünlü modern yazarlarından biri. "Bir Maskenin İtirafları", daha 23 yaşındayken yazdığı, otobiyografik özellikler taşıyan, ilk ve artık bir klasik sayılan romanı.


İsimsiz bir homoseksüel itirafların sahibi. Çocukluğundan başlayıp yetişkin bir erkek olana kadar geçen süre boyunca, kendisini, arzularını ve neden çevresindeki herkesten farklı olduğunu ve hissettiğini anlama/anlamlandırma girişimlerinin yekünü bu itiraflar. Kendi gerçek özbenliğini bir maskenin ardına sakladığı sürece içine doğdugu toplumun bir parçası olabileceğinin farkına varması oluyor tüm bu teşebbüslerin sonucu. Hiç kolay değildir bu halbuki. Çok geçmeden kendi gerçek özbenliği üzerindeki sıkı hakimiyetini de kaybetmeye başlar, gizlendiği maskenin arkasında.


İtiraflar, anlatıcının çocukluğundan başlıyor. Kişiliğinin şekillenmesinde büyük etkileri olduğunu düşündüğü kimi olaylar ve anılar teker teker sıralanıyor. Tüm bunların kitabın başlangıcı olduğunu, Mişima'nın isimsiz karakterini okuyucuyla bu yolla tanıştırdığını düşünmüştüm. Halbuki, sayfalar ilerledikçe hikayenin bundan ibaret olduğunun farkına vardım ki bunu kitabın 'eksi' hanesine bir çentik atmak için değil, zor bir okumanın - eğer bir gün okursanız elbette - sizleri bekleyeceğini vurgulamak için söylüyorum. Ayrıca anlatıcının yaşamında çok fazla aksiyonun olmaması, aksine kafasının içinin darmadağınık oluşu, ne zaman heyecanlı ya da dramatik bir şeyler gerçekleşse, hemen anlatılan başka bir olayla yoğunluğunun kaybolması, zorluğun derecesini arttıran başka etmenler.Yine de Mişima'nin dingin anlatımı, elimden tutup kitabın sonuna kadar götürdü beni.

Eğer sizi de insanın içinde olan bitenlerin yazıya döküldüğü, komplike ve depresif bir psikolojik anlatı çekiyorsa zaman zaman, "Bir Maskenin İtirafları" duraklardan biri olabilir. Ayrıca, Modern Japon Edebiyatı için de iyi bir girizgah olacaktır kendisi.


Can Yayınları, 2010 (1. Basım)
Yukio Mişima
1925 - 1970

3 yorum:

  1. çok severek okumuştum ben de. şimdi daha çok Mişima okumalıyım diyorum.

    YanıtlaSil
  2. Ilginc bir kisilik, ilginc bir yazar... Özellikle "Bereket Denizi" dörtlemesi bir sonraki Misima okumasi olabilir.

    YanıtlaSil
  3. hiç okumadığım bir yazar...

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails