12 Aralık 2011 Pazartesi

Chinua Achebe - Parçalanma

Chinua Achebe'nin en önemli romanı olarak gösterilen "Parçalanma", Nijerya'nıİbo bölgesine bağlı küçük bir köyde yaşayan, oranın ileri gelenlerinden biri olan Okonkwo'nun hikayesi. Hangi zaman diliminde geçtiğini kesin olarak ele vermese de satırlar, Hristiyan misyonerlerin ve Britanya İmparatorluğu'nun bu ücra bölgeye nüfuz etmeye başladığı dönemler olduğunu anlıyorsunuz hikayenin gelişiminden. "Parçalanma", bir yanıyla Okonkwo'nun yaşamı ekseninde, bölgenin bütün kültürel zenginliğini her yönüyle gözünüzün önüne getirirken, diğer yanıyla da tüm bu kültürel çeşitliliğin, 'beyaz adam'ın kıtaya ayak basmasıyla nasıl darmadağın olduğunu, - romanın isminin de hemen akla getirdigi gibi - parçalandığını resmediyor. Ve tüm yıkıcılığıyla bu süreç, Okonkwo'yu da uçurumun kenarına sürüklüyor.

"Parçalanma"'yı bitirdiğimde aslında ben de parçalara ayrılmışım farkında olmadan. Günümüzün popüler iki kavramı - evrensel insan hakları ve çok kültürlülük - üzerineydi bu parçalanış ya da afallama. Eger 'öteki' kültürlere saygı ve onların yaşatılmasıysa çok kültürlülüğün temeli, herhangi bir çarpışma olmadan bu iki kavram arasındaki rabıta nasıl kurulacaktı? Bu iki kavramın kol kola, birbirleriyle çelişmeden işlemesinin yolu var mıydı?


Achebe'nin Okonkwo ve Ibo'daki yaşam özelinde berraklaştırdığı gibi, kültür, tonlarca adet ve geleneğin bir derlemesinden ziyade, tüm bu adet ve geleneklerin birbirine özenle bağlandığı, eklemlendiği bir bütün gibi geliyor bana. Günümüz evrensel insan haklarıyla çelişiyor diye 'sorunsuz' bir şekilde parçalara ayrılabiliyor mu bütün? Uymayan tarafları hemen kırpılabiliyor mu? İnsanoğlu tüm geçmişinin üst üste binmesiyle kendi bütününü yaratıyor ve bu bütün, hayatının yönetim koltuğunda oturuyor, insanları kategorilere ayırıyor. Çoğu kez - galiba her seferinde - erkeklere kadınlar üzerinde tartışmasız bir hakimiyet sağlıyor örneğin. Yine çoğu kez aynı kültürün içindeki, aynı coğrafyayı paylaşan bir topluluğu sistematik bir biçimde aşağı ilan ediyor. İnşa edilmesi uzun yıllar sürmüş bu bütünden kolayca feragat ediyor mu insanoğlu, evrensel değerler uğruna da olsa? Aksine, bu bütünün ufak bir kısmına bile 'saldırılsa', pençeler çıkıyor ve sonucunda 'parçalanma' kaçınılmaz oluyor.


İşte her iki kavrama da saygı duymakla birlikte, ikisi arasinda bir orta yol bulamıyorum maalesef. Hele süregelmiş ve hep süregidecek daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları amacıyla - ya da maskesi altında - yapılan emperyal müdahaleleri düşündükççıkmazım daha da büyüyor.


Özetle "Parçalanma", sadece alışık olmadığınız bir kültüre yelken açmanızı sağladığı için değil, aynı zamanda fikri duyargalarınızı da harekete geçirdiği için önemli bir roman.


Not: Önceki yazılarımdan birinde, kuzenimden ve yaptığı işten bahsetmiştim kısaca. "Parçalanma" da onun bana hediyelerinden biri. Bir kez daha teşekkürler sana!

İthaki Yayınları, 2011 (1. Basım)

Chinua Achebe
1930 - 

2 yorum:

Related Posts with Thumbnails