16 Aralık 2011 Cuma

Zeynep Altıok Akatlı - Yıldız İzi

Karanlıkları aydınlığa çıkarmak için Kerem gibi yananlardan, 2 Temmuz 1993’de Sivas’ta yakılmasını engelleyemediğimiz bu ülkenin yüzakı insanlarından şair Metin Altıok ile “içi sırça kırılganlığında demir leblebi” olarak tanımladığı deneme ustası felsefe profesörü Füsun Akatlı’nın kızı Zeynep’in Milliyet Sanat Dergisinde yayınlanmış anılarını topladığı “Yıldız İzi, anılar, acılar yaşanmışlıklar” kitabından sözetmek istiyorum. Zeynep Altıok Akatlı’nın “gölgemi aydınlatan yıldızlar” olarak nitelediği ve ana-baba çevresinde olup çocukluğunu, ilkgençliğini birlikte geçirdiği ve onlardan öğrendiği sanat-edebiyat insanlarını anlattığı bu kitabın her satırı yaşanmış onca acıya karşı mutlu bir çocukluğun ve genç kızlığın mayaladığı insan sevgisini yansıtıyor. Zeynep Altıok Akatlı çok yalın diliyle bu insanları bize tanıtırken bir anlamda da büyük bir değerbilirlikle onlara borcunu ödüyor.


Metin Altıok’un desenleri ve şiirlerinden alıntılarla zenginleştirilmiş bu kitapta yeralan  bir dörtlük içinde yaşadığımız toplumsal durumu ne kadar güzel anlatıyor.
“Geçmişe özlem gelmişse bir toplumda gündeme;
Bugünden hoşnut değil demektir kimse.
Ama geçmiş güzellikleri yaşatmak için,
Gönlü yok kimsenin gül yetiştirmeye.”
Ülkemizde giderek hakim olan “kültürsüzlüğün kışında” üşüyen yüreğinizi Zeynep Altıok Akatlı’nın satırlarındaki insan sıcaklığı ile ısıtmak için ve Füsun Akatlı’nın vefatından sonra yazdığı bir yazıda kullandığı “ben artık vekaleten yaşıyorum, anneciğim” sözünün anlam derinliğini duymak için okumanızı öneririm.
Doğan Kitap, 2011, 1. Basım
Zeynep Altıok Akatlı, annesi yazar, eleştirmen ve akademisyen Füsun Akatlı ve babası şair Metin Altıok ile...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails