14 Haziran 2012 Perşembe

Thomas Mann - Büyülü Dağ

Entellektüel, duygusal ve ruhsal bir yolculuk, bir 'bildungsroman' "Büyülü Dağ". Mühendislik eğitimini henüz tamamlamış ve kısa bir süre sonra bir tersanede işe başlamayı planlayan Hans Castorp'un içsel yolculuğudur bu. İsviçre'de bir sanatoryumda tedavi gören kuzeni Joachim Ziemssen'i ziyaret etmesiyle başlar her şey. 3 haftalığına orada kalacaktır sözde. Oysa 3 hafta sonunda kendisinin de 'hasta' olduğunu öğrenecek ve 7 yılını orada geçirecektir Hans Castorp. Okurun tanıklığında...

"Büyülü Dağ" ya da bu izole sanatoryum, Mann'ın yarattığı bir mikrokosmostur aslında. Castorp bu küçük dünyada, hem kendine benzer hem de kendinden olanca farklı insanla etkileşim içindedir. Platonik bir aşk yaşadığı Clavdia Chauchat, humanist ve oldukça sarkastik Settembrini, radikal düşünceleriyle ön plana çıkan Naphta ve baba-oğul ilişkisi yaşayacakları Peeperkorn bunlardan bazıları ve en önemlileri.  Tüm bu kişiler, girişte yazdığım içsel yolculuğun, içsel büyümenin ana malzemesi olacaklardır.

Castorp'un kişisel gelişimi ekseninde ve "Büyülü Dağ"'ın sınırları içinde, bazı önemli konulara da dokunuyor Mann. Örneğin, 'Zaman nedir?' diye soruyor. Ölçülebilir bir şey midir? Herkes zamanı aynı mı hisseder? Uzar ya da kısalir mı, kişiye ve duruma bağlı olarak? Zamanın mekanla bir ilişkisi var mıdır? Varsa nedir? "Büyülü Dağ", Castorp'un 7 yılını geçirdiği sanatoryum, bu konuyu deşmek içn eşsiz bir yerdir kanımca. Zaman sorunsalının yanına başka konular da eşlik eder. Hastalık ve sağlık, vücut ve akıl ya da zihin arasındaki ilişki gibi...

"Büyülü Dağ", hic kurumayan, hep dolu bir ırmak gibi... Yalnız oldukça yavaş aktığını söylemek zorundayım. Soluk soluğa bir roman arayışı içindeyseniz yanından bile geçmenizi tavsiye etmem. Ancak dingin, soluklanacağınız ve bolca düşüneceğiniz bir yerse varmak istediğiniz, "Büyülü Dağ" tüm sessizliği ve doluluğuyla bunu vaat ediyor. 

Can Yayınları, 2011 (6. Basım)

Thomas Mann (1875 - 1955)

2 yorum:

  1. Ne güzel ifade etmişsin... Durgun akan bir ırmak, okurken kimi zaman biraz fazla uzun ve durgun bulmuştum anacak bitirdiğim zaman ben de bıraktığı izin ne kadar derin olduğunu fark ettim. Bunu bilerek okumaya başlamak daha doğru olabilir zira sürükleyici olmadığını düşünerek bir yana bırakabilir okuyan ve hata eder.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim. Cok dogru söylüyorsun; duragan bir roman oldugunu bilerek Büyülü Dag'in yolunu tutmak ve inatla tirmanmaya devam etmek lazim.

      Venedik'te Ölüm bitti. 1-2 gün icinde onun hakkinda da yazacagim bir seyler. Simdi Buddenbrooklar'a basladim. Onun da Büyülü Dag gibi ilerleyecegini düsünüyorum.

      Sil

Related Posts with Thumbnails