7 Şubat 2013 Perşembe

Birgül Oğuz - Hah

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum

Cemal Süreya

Bir daha hiç giyilemeyecek bir parka... Duvara asılmış, yapayalnız kalmış artık. Ölüp gidenin ardında bıraktığı şeylerden biri sadece... Asıldığı çıplak, soğuk duvarı ısıtmaya çalışan... Öleni anımsatan... Yanlış söylüyorum; anımsamak için unutmak gerek oysa. Giden hiç unutulmuyor ki anımsayalım! Bir babanın ölümü... Önce ne olup bittiğini anlayamama, dumanlı bir hayal aleminde dolanma... Önü ayakkabılarla dolu bir sokak kapısı. Üst üste, devrik, dağınık, yığınla... Yerimde duramıyorum; çünkü bir an için dursam, sanki altında kalacağım o koskoca acının ya da ardında bıraktığı boşluğun. Ve sesler, bir anı bir ana ustalıkla ilikleyen... Yazıldıysa bozulmaz. Yeter ki başımız sağ olsun. Ölenle ölünmüyor, çok denedik olmuyor. Sonra, bardakların içinde dönen kaşıkların şıkırtısı, çaya uzanan dudakların höpürtüsü, çekilen bir tespih, çat çat, bir iç geçirme, tik tak ve ne olmuşsa olmuş, kaşla göz arasında durmuşum. İsyan... Ağzımdan canhıraş fırlayıp evin duvarlarına çarpa çarpa pelte olduktan sonra tüm o seslerin geldiği yere yığılan bir hece: ba. Tek bir hece... Aslında yarım kalmış bir kelime... Ve sessizlik... N'apalım, sabır! En sonunda da ölümü sahileştiren evraklar... Kabullenme... Başka çare mi vardır?..

Benim de babam öldü. 15 koca sene geçti üzerinden... Birgül Oğuz, ikinci öykü kitabı ''Hah'' ile - artık küllendiği yanılsamasına düştüğüm - yasıma dokundu. Hem gidenin ardında bıraktığı dolmaz boşluğu 'arabeskleştirmeyerek' - ki kolay değildir bunu başarmak -, hem de övgüye değer, özgün, şiirsel, imge yoğun bir anlatımla. Bencilce, kişiselleştirerek tuttuğumuz, tuttuğumuzu sandığımız, bazen başkalarıyla yarıştırdığımız yasın, özünde nasıl büyük bir ortaklık barındırdığını göstere göstere... 

Not-1: Tüm italikler kitaptan alınmadır.

Not-2: ''Hah'''tan önce Oğuz'un ilk öykü kitabı ''Fasulyenin Bildiği'''ni okumuştum. Kitaptaki  en beğendiğim öykülerden birinin ismi Pepe'ydi ve köpeklerin peygamberi Pepe, iki yanında salkım salkım köpekleriyle ''Hah'''ta da el salladı bana. 

Metis Yayınları, 2012 (1. Basım)

Birgül Oğuz (1981 - )


Not-1: Tüm italikler kitaptan alınmadır.
Not-2: ''Hah'''tan önce Oğuz'un ilk öykü kitabı ''Fasulyenin Bildiği'''ni okumuştum. Kitaptaki  en beğendiğim öykülerden birinin ismi Pepe'ydi ve köpeklerin peygamberi Pepe, iki yanında salkım salkım köpekleriyle ''Hah'''ta da el salladı bana. 

3 yorum:

  1. Çok güzelmiş, çok yakında dedemi uğurladık o yüzdendir belki diyorum bu kadar duygusallaşmamm ama en kısa zamanda okunacaklar listeme alındı. Teşekkürler paylaşım için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birgül Oguz yeni kitaplarini - özellikle Hah'i da okuduktan sonra - merakla bekleyecegim yazarlarimizdan biri. Kolay sahip olunamayacagini düsündügüm bir imgelem gücüne ve dil yetenegine sahip. Okumanizi dilerim.

      Sil
  2. Acıyla yüzleşmek kadar acıyı okumak ve yaranın kabuğunu bile isteye kaldırmak zor...Ama giden canından bir parça ise bu her daim açık yara daha ne kadar kanayabilir ki düşüncesiyle okunabilir.

    Not ettim.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails