23 Şubat 2014 Pazar

Leylim Leylim


''Gitmek,
Gözlerinde gitmek sürgüne,
Yatmak,
Gözlerinde yatmak zindanı.
Gözlerin hani?

...

İçmek,
Gözlerinde içmek ayışığını,
Varmak,
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?''

Ahmed Arif - Unutamadığım 

''gözleri oğlumun,,, gözleri,,, gözlerinde bulurdum can tılsımımı,,, gözleri hani,,,''

Leylâ Erbil - Üç Başlı Ejderha



Leylim Leylim, aydınımızın ve edebiyatımızın yüzaklarından Leyla Erbil’e, “Şiir Hikayeleri” adlı kitabın yazarı Haluk Oral’ın deyişiyle “hasretin, sevdanın, dağların, umudun ve halkın şairi” Ahmed Arif’in yazdığı mektupları gün yüzüne çıkarıyor. Aşağıya alıntıladığım aynı adlı şiirinin de yeraldığı “Hasretinden Prangalar Eskittim” kitabıyla şiirimize, edebiyatımıza damga vuran Ahmed Arif, Leyla Erbil’e yönelik umutsuz aşkını, kendisine has deli dolu, bıçkın ama şairane üslubuyla dile getiriyor. Karşılık görmemesine rağmen, ısrarlı sevdasını satırlara dökerken her şeyden, herkeslerden sakınmak istediği sevgilisine “bineceğin trenlerin soluğu tükenmesin, ayağını attığın yerler deprem görmesin, denizler uslu, vapurlar yollu olsun, ferman et rüzgar beni de alıp oralara atsın” diye sesleniyor büyük şair Ahmed Arif.
Aynı mekanlarda kızlı erkekli oturmanın, eğlenmenin ve hatta bazı milletvekillerince, eğitim görmenin bile ayıp sayıldığı, yasaklanmaya çalışıldığı günümüzden 50-60 yıl önce birisi diğerine sevdalı olmasına karşın iki insan arasında, mesafe korunarak dostluk yapılabileceğinin ve bu ilişkinin, Leyla Erbil’in bir kitabına ad olan “Mektup Aşkları” düzeyinde kalabileceğinin düzeyli bir örneği bu mektuplar. Ne yazık ki Leyla Erbil’in Ahmed Arif’e gönderdiği mektuplar korunamamış.
İş Bankası Kültür Yayınları, 2014 (13. Basım)


HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM 

   Seni, anlatabilmek seni.
   İyi çocuklara, kahramanlara.
   Seni anlatabilmek seni,
   Namussuza, halden bilmeze,
   Kahpe yalana.

   Ard- arda kaç zemheri,
   Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
   Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...           
   Bir ben uyumadım,
   Kaç leylim bahar,
   Hasretinden prangalar eskittim.
   Saçlarına kan gülleri takayım,
   Bir o yana 
   Bir bu yana...

   Seni bağırabilsem seni,
   Dipsiz kuyulara,
   Akan yıldıza,
   Bir kibrit çöpüne varana,
   Okyanusun en ıssız dalgasına
   Düşmüş bir kibrit çöpüne.

   Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
   Yitirmiş öpücükleri,
   Payı yok, apansız inen akşamlardan,
   Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
   Seni anlatabilsem seni...
   Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
   Üşüyorum, kapama gözlerini...
   Ahmed Arif
Meraklısına Not: Ahmed Arif’in “Dağlarına Bahar Gelmiş Memleketimin” gibi pek çok şiiri Rahmi Saltuk tarafından bestelenmiş ve seslendirilmiş CD’leri Kalan Müzik tarafından yayınlanmıştır. 33 Kurşun adlı uzun şiirinin son kıtası “Vurulmuşum” adıyla Fikret Kızılok tarafından bestelenmiş ve seslendirilmiştir.

2 yorum:

  1. Uzun zamandır burada yeni yazı yoktu. Bu yazıyı görünce sevindim. Yazıyı da çok beğendim, şiir okuyamıyorum o yüzden şairlerin diğer türlerdeki eserlerini okumayı seviyorum. Orhan Veli'nin öyküleri gibi. Bu kitabı da okumak çok zevkli olur.

    YanıtlaSil
  2. Bizim ufaklik sag olsun okumama ve yazmama izin vermeye basladi yavas yavas :)

    Ahmed Arif'in kimin hasretiyle, askiyla prangalar eskittigini ögrenmek icin bu mektuplarin gün yüzüne cikmasi gerekiyormus. Keske Leyla Erbil'in yazdigi mektuplar da korunabilseymis. Okumaniz dilegiyle...

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails