17 Ekim 2012 Çarşamba

Leylâ Erbil - Tuhaf Bir Kadın

Birbirinden farklı tekniklerle yazılmış, 'Kız', 'Baba', 'Ana' ve 'Kadın' başlıklı 4 bölümden oluşan ''Tuhaf Bir Kadın'', Leylâ Erbil'in 1971'de yayımlanmış ve 'bitirmediği' ilk romanı. Romanın ismi, bir kadının hem de tuhaf bir kadının hikayesini okuyacağınızı işaret etse de, kadın kimliğinin hem kadının kendisi hem de çevresi tarafından nasıl göründüğünden Türk solu ve halk arasındaki sürekli açık duran makasa, Türk solunun halkı bilinçlendirme uçarılığından Onbeşlerin (Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı) katline kadar farklı konulara eleştirel parmaklarla dokunan oldukça ilginç bir kitap.

Önce isimsiz bir 'Kız' ile tanıştırır okuru Leylâ Erbil. 'Sevgili günlük' gibi girişler ve tarih çentiği olmasa da bir günlüktür karşınızda duran. Şiir yazan bir üniversite öğrencisinin kaleminden eleştirel satırlar okursunuz. Evlilik kurumu, ataerkil aile yapısı ve onun bekaret bekçisi anneleri, kendisine 'Şaire' diye hitap eden, üsten bakan erkek egemen sanat çevresi ve bu sanat çevresinin ahlaki konumlanışı, okumuş-yazmış kesimdeki insan ilişkileri keskin okların hedefindedir.

Sonra ölüm döşeğinde denizci bir 'Baba' çıkar karşımıza. Onun iç sesini, yer yer de sayıklamalarını işitiriz, bilinç akışı tekniğiyle ve monologlarla örülmüş bu ikinci bölümde. Daha sonra 'Tuhaf Bir Kadın' olacak 'Kız''ın ismini (Nermin) de ele verir babanın ağzından dökülenler. Nermin'deki sol damarı soğuk gözlerle izleyen bir babadır, yatağa uzanmış ölümü bekleyen. Onun solculuğunda - kitabın sonunda Nermin'in aynadaki yansımasıyla tartışırken kendisinin de sorgulayacağı - 'insanları sevmeme' (misanthropy) görmekte ve onu 'babalar' gibi eleştirmektedir. Bu bölümde Karadeniz ağzıyla yoğrulmuş dilin okurda bıraktığı tadın tarifsiz olmasının yanında Onbeşler katline yapılan göndermeler de dikkat çekmeye değer. Babanın kendisi gibi denizci ağabeyinin hasbelkader tanımış olduğu Mustafa Suphi'nin öldürülüşünü bir saplantı haline getirişi, 'Suphi'yi kim öldürdü?' diye durmadan sorması, ölüm döşeğinde sayıklayan babanın geçmişine attığı oltaya sürekli takılır. Leylâ Erbil, edebiyatımızda pek görülmeyen bir biçimde Onbeşlerin katline ilişkin yeni bulguları romanının her yeni baskısına ekler.

Üçüncü bölümde yine Nermin oturur anlatıcı koltuğuna. Biraz daha büyümüş ve evli bir Nermin'dir bu sefer karşımızdaki. Anlattıklarından, olanların gerçek değil de - Elias Canetti'nin 'Körleşme'sine selamla - 'kafadaki dünya'da olup bittiğini hissedersiniz. Ölen babanın cenazesinin ardından evde toplanan muhafazakar bir sülale... Lenin'in duvarda asılı fotoğrafının yırtılmasından, sülale mensuplarının Nermin'in kılıç darbeleriyle doğranmasına kadar varıyor zihinde gerçekleşenler. 'Ana', son bölümde yine çarpıcı bir biçimde işlenecek ve eleştirilecek konuların - sol ve halk arasındaki geniş açı, halka bilinç aşılama - tohumlarını ustalıkla atıyor.

Ve son bölüm: 'Kadın'... Yine ters köşeye yatırır Leylâ Erbil. Bu sefer 3. tekil anlatıcıyla başlar, bilinç akışıyla devam eder! Solun kitleselleşmesi gerekliliğine olan inancı yüreğinde Nermin, halkı bilinçlendirme sevdasıyla bir gecekondu bölgesine taşınır eşiyle. Yazımın başında bahsettiğim Türk solunun halka bilinç aşılama uçarılığı onu gülünç hallere düşürür ve o her şeyin üstünde tuttuğu halkına bir türlü nüfuz edemez, onlarla bir türlü bütünleşemez. Sonunda da aynanın karşısına yerleştirir onu Leylâ Erbil.

Leylâ Erbil ile bu kadar geç tanıştığıma hayıflanıyor ve ''Tuhaf Bir Kadın'''ın bu sene okuduğum en iyi ve şu ana kadar buluştuğum en 'tuhaf' kitaplardan biri olduğunun altını kalın kalın çiziyorum.

İş Bankası Kültür Yayınları, 2011

Leylâ Erbil (1931 - 2013)

4 yorum:

  1. Leyla Erbil, nasıl güzel ve iyi yazardır, çok severim..

    YanıtlaSil
  2. Yazdığım gibi, bu kadar geç okuduğum için kederliyim. Türkiye'ye gelince diğer kitaplarını da alıp devam edeceğim Leyla Erbil okurluğuna.

    YanıtlaSil
  3. Leyla Erbil okumak çok farklı etkilenmelerin içinde olmak.
    Değerli yorumunuzu okudum. Aşağıdaki sayfada konuyla ilgili daha önce paylaştığımız düşünceler var. Uzun Hikaye'ye ilginizi ve nazarınızı bekliyorum.

    http://www.uzunhikaye.org/icerik/tuhaf-bir-kadin-1726

    YanıtlaSil
  4. Leyla Erbil ve yazdıklarının zamana direnmesinin sebeplerinden biri de yazdığınız cümleyle açığa çıkıypr. Dediğiniz gibi onu okumak farklı etkilenmelerin içinde olmak aynı zamanda. Bunu sadece bir romanını okumuş olmama rağmen yürek ferahlığıyla söyleyebiliyorum.

    Uzun Hikaye'de paylaştığınız yazıyı ilgiyle ve keyifle okudum. Tuhaf Bir Kadın'ı okurken gözümden kaçan ancak yazınızda aktardığınız 'kahramanı kahramanlaştrımama' mevhumu dikkatimi çekti. Gerçekten de bu kadar eleştirel bir kitabın didaktizmden bu kadar sıyrılmış olması da vurgulamaya değer.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails