1 Nisan 2013 Pazartesi

Füruzan - Parasız Yatılı

''Anne, saygılı sordu:
- Geciktik mi acaba? Çocukların çoğu gelmiş.  
Hademe kadın ilgisiz,
- Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir. Hiç gecikmezler.''
Parasız Yatılı / Füruzan s. 106, 107


Ne kadar çok göstereni vardır yoksulluğun. Kimi zaman söze dahi gerek yoktur. Yırtık, altı delik pabuçlar, pamuklanmış, sürekli giyilmekten tiftik tiftik olmuş bir kazak, kara kışın ortasında sırta atılmış kendini bile ısıtmayan incecik, yamalı bir ceket, üzerinde gün ola harman ola yazan, Mercan Usta* 'nın elinden çıkma bir boyacı sandığı, 'Haraç'taki meşhur, üşümemek için evde ne bulursa üstüne geçiren Servet'in, çarşı pazar aranıp dururken eteklerinin altından sarkan renk renk parçalar... Bunlar yeter de artar anlamanıza. Kimi zaman da iki kelime yan yana gelir, hemen ardlarına da yoksulluğu ularsınız otomatik olarak. Karşınızdaki parasız yatılı sınavına yetişmek için gün ağarmadan yola çıkanlar, erkenden yerlerini alanlar ise, bilirsiniz ki onların hayatları gerçekten hem parasız hem de yatılıdır, yoksulluk yazar alınlarında. Ya da bir Ahmet Telli şiirine değer gözünüz, aynı şeyi tersinden de söylersiniz.
''Her yoksul biraz 
parasız yatılılık taşır içinde''
Sonra da Füruzan ile buluşursunuz... Tutar ellerinizden götürür sizi onlara. Sevgisizlikle, yalnızlıkla, yoksullukla yoğrulmuş hayatlara... Çocuğuyla başbaşa kalmış annelere, itilmiş, efendilerine karşı boynu bükülmüş kadınlara, ağarmış önlükleriyle çocuklara... Büyük denizlerde boğulmaktan korkanlara... Küçük şeylerden mutluluk çıkaran muhacir bir aileye... Ki herbiri iç burkan öykülerden oluşan bu kitabın bana en çok dokunanıdır, topraklarından kopup gelenlerin, yeni yurtlarına tutunmaya çalışanların anlatıldığı ''Edirne'nin Köprüleri''. Ah Hala Adile! Onun dilinden dinlemek varolma mücadelelerini, artık hiç güneş, hem de bir ağaç görmeyen oğlu Hasan'ı, gelini Zehra'yı, hemşehrilerinin ziyaretiyle pır pır eden yüreklerini, bir bayram türküsüyle el ele verip hora tepmelerini... Aslında öyle bir zenginliktir ki yoksullukları...

Kendisiyle yapılan bir söyleşide 'Kadın kahramanlarım, ötekiler ve o güzelim çocuklar ellerimden tuttular; birlikte yürüdük, yürüyoruz,' diyor Füruzan. Ve 40 yılı aşkın bir süredir yaşıyor ''Parasız Yatılı''. Soluk alıp veriyor, okundukça büyüyerek, çoğalarak. 

* Mercan Usta'yı tanıyor musunuz? Sait Faik Abasıyanık'ın ''Son Kuşlar'''ından çekip çıkarın onu, buluşun onunla.

Yapı Kredi Yayınları, 2012 (30.Basım)

Füruzan (1935 - )

4 yorum:

  1. Bu kitap benim Füruzan'la tanışmamdır. Kitabı çok beğendim. Harika öyküler var.

    YanıtlaSil
  2. füruzan okumayan yerli edebiyatta eksik kalmıştır, kesin okunması tekrar okunması gerekir...

    YanıtlaSil
  3. Parasız yatılı sınavına katılacak çocuklar hiç geç kalmaz diye bitiyor hikaye...
    M. Kaplan hikaye tahlillerinde bu hikayeyi incelemiş merak edenler okuyabilir . Güzel hikaye .

    YanıtlaSil
  4. 10 kere okudum dersem yalan olmaz, Füruzan'ı tek geçerim tüm öykücüler içinde ve Edirne'nin Köprüleri hayatımın öyküsüdür. Parasız Yatılı kendi paramla ve kendi irademle seçtiğim belki ilk kitaptır, birinci baskısı paralanmış bir vaziyette hala gururla kitaplığımda durur.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails