16 Ocak 2016 Cumartesi

Sevgi Soysal - Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu

12 Mart... Çarşaf çarşaf tutuklama listeleri, tenkil edilmesi elzem olanlar, 'muzır kişiler', ilk fırsatta tutuklanması uygun görülenler... Faşizan uygulamaların adım adım tırmandığı bir dönemde, ilk önce 'muzır kişiler' kontenjanından, ikincisinde de 'orduya hakaret'ten yolu düşer Sevgi Soysal'ın, 12 Mart'ın Mamak'la birlikte simge zindanlarından biri olan, Ankara'da bir askeri garnizonun orta yerindeki Yıldırım Bölge'ye. 
İlki - 1971 ilkbaharı ve yazı - bir misafirlik gibidir sanki. Kimler yoktur ki... TİP davasında sanık Behice Boranlar, Denizlere yardım ve hatta yataklıktan tutuklanmış ressam Sevim Onursallar... 12 Mart rejiminin tam anlamıyla oturmadığı bu dönemde, görece gevşek bir tutukluluk halidir yaşadıkları. Hatta yatılı kız mektebine benzetirler içerdeki havayı. Bol sulu oralete limon kolonyası ekleyerek yapılan Yıldırım kokteyller... Acemi erlerin onlara baka baka 'tombul tombul memeler' türküsü eşliğinde yaptıkları talimler... Havalandırmada volta atarken erkek tutuklularla selamlaşmalar, işaretleşmeler, pusula ya da mektup göndermeler... 
İkinci tutuklanış ise bambaşkadır. Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Cezaevi'nden kaçtıkları, Denizlerin asıldı, asılacakları, avcıların avlarını bulabilmek için avın yakınlarını ya da saklanmalarına yardım eden 'canlı'ları acımasızca işkenceden geçirdiği, rejimin kendini tüm faşizan uygulamalarla gösterdiği, korku dolu, gergin günler... İki muhbirin ifadesiyle 'orduya hakaret'ten yeniden yolunu tutuyor, artık farklı bir yere dönüşmüş Yıldırım Bölge'nin Sevgi Soysal. Öyle ki, ilk tutukluluk dönemindeki Yıldırım Bölge'yle ''O zaman sosyalizm vardı,'' diyerek matrak bile geçiyorlar. Tutukluların hepsinin er ilan edildiği, asker gibi davranmak zorunda bırakıldığı, devlet düşmanlığıyla suçlandıkları ve ona göre muamele gördükleri, hala hayatta olduklarına sevinmeleri gerektiğinin türlü yollarla hissettirildiği bir zindan. Öyle canlı aktarıyor ki yaşadıklarını...
''Ben her şeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki 
Ve her şeyin yeniden bir bir var olmasına o kadar alışacağım ki 
Bilirsin neler için çarpmıyor bir yürek'' 
Ve yeniden sivil hayata dönüş... Edip Cansever'in bu güzel dizeleriyle veda ediyor Yıldırım Bölge'ye Sevgi Soysal. Kısa aralıklarla geçirdiği iki ayrı tutukluluk döneminden sonra... Uzun süre buzdolabında dondurulmuş bir et gibi, dışarı çıkarılınca kokmaktan, bozulmaktan korkarak... Yaşadıklarına, gördüklerine ve insana ait ne varsa baskıyla, zorla, işkenceyle, cinayetlerle, idamlarla yok edilmeye çalışıldığı bir atmosfere rağmen, içinde yeniden filizlenen insana dair umudun tüm heyecanı ve ışığıyla merhaba diyor hayata yeniden...

İletişim Yayınları, 2013 (6. Basım)

Sevgi Soysal (1936 - 1976)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails